Google Ads'te Ödediğiniz Üç Ayrı Rakam
Google Ads fiyatları tek bir liste fiyatı değildir; her arama için işleyen açık artırmanın sonucudur. Reklamveren üç ayrı kalem öder: tıklama maliyeti (TBM), bu tıklamaların toplamını sınırlayan aylık medya bütçesi ve bir ajansla çalışıyorsa ayrıca faturalanan yönetim ücreti. Bu üçünün üzerine, Türkiye'de yayınlanan reklamlarda Google'ın faturaya eklediği ek ücret ve — hesabınıza hangi Google şirketinin hizmet verdiğine göre — onun üzerine binen KDV gelir.
Google Ads nedir sorusunun cevabını bilen bir okuyucu bile bu üç kalemi çoğu zaman tek rakam sanır. Ayrım basit: ilk iki kalem Google'a, üçüncüsü ajansa ödenir; üçü farklı belgelerde görünür ve üçünün vergisi de ayrı işler. Bir teklifi değerlendirirken ilk yapılacak iş, verilen rakamın bu üçünden hangisi olduğunu sormaktır.
Tıklama maliyeti (TBM) neyi ifade eder?
Tıklama maliyeti, reklamınıza yapılan tek bir tıklama için ücretlendirildiğiniz tutardır ve kampanya raporunda görünür. Google, ödenen gerçek tutarın genellikle maksimum teklifinizden daha az olduğunu yazıyor: otomatik teklif araçlarını kullanmadığınız takdirde maksimum teklifinizin üzerinde ücretlendirilmezsiniz7. Tavan garantisinin koşulu bu — teklifi otomatik araçlara bırakan hesaplar garantinin dışında kalır. Sektör bazlı tıklama fiyatlarını burada tekrarlamıyoruz; o tablo kaynağıyla birlikte Google reklam verme rehberi içinde duruyor.
Aylık medya bütçesi kime, nasıl ödenir?
Medya bütçesi, bir ay boyunca biriken tıklama maliyetlerinin toplamıdır ve doğrudan Google'a gider. Google bütçe için bir alt sınır belirlemiyor; ne kadar bütçe belirleyeceğiniz tamamen size kalmıştır6. Bu yüzden "en az şu kadar bütçe gerekir" cümlesi bir kaynağa değil, satış pratiğine dayanır. Bütçenin doğru büyüklüğünü piyasa değil, hedeflediğiniz talep hacmi ve kabul ettiğiniz edinme maliyeti belirler. Manuel ödemedeki işlem alt sınırı ayrı bir konudur; ona yedinci bölümde bakıyoruz.
Ajans yönetim ücreti neden ayrı bir kalemdir?
Yönetim ücreti Google'a değil ajansa ödenir, ajansın kendi faturasında görünür ve o faturanın KDV'sine tabidir. Medya bütçesiyle aynı satırda gösterilen "her şey dahil" teklifler, bütçenin ne kadarının reklama gittiğini ölçülemez hale getirir. Bu kalemin nasıl kurulduğunu son bölümde dört modelle açıyoruz.

Tablo üç kalemi beş ölçüte göre ayırıyor: kime ödenir, neyi belirler, nerede görünür, ek ücret ve KDV nasıl işler, kim kontrol eder. Tıklama maliyetini açık artırma belirler ve kampanya raporunda görünür; medya bütçesini sizin kararınız belirler ve Google faturasında görünür; yönetim ücretini sözleşme modeli belirler ve ajans faturasında görünür. Bu üç rakamın hiçbiri faturanın toplamı değil.
Google Ads Faturası Nasıl Oluşur: Medya Bütçesi, %4,5 Ek Ücret ve Koşula Bağlı %20 KDV
Türkiye'de yayınlanan reklamlar için Google, 1 Ocak 2026'dan itibaren %4,5 oranında Türkiye Yasal İşletim Maliyeti ekliyor1. Faturanızda KDV satırı görünüp görünmeyeceği ise hesabınıza hangi Google şirketinin hizmet verdiğine bağlı: Google Türkiye'den hizmet alan hesaplarda KDV, bu ek ücretin de üzerine uygulanıyor13. Sıra sabittir: medya bütçesi, ek ücret, ara toplam, KDV, ödenecek toplam.
Türkiye Yasal İşletim Maliyeti nedir, neden ödüyorsunuz?
Google bu kalemi "Türkiye'deki düzenlemelere uyma konusundaki karmaşıklığın ve maliyetin önemli ölçüde artması" gerekçesiyle eklediğini yazıyor1. Ücret, işletmenizin bulunduğu konumdan bağımsızdır; reklamın hangi yargı alanında sunulduğuna bakılır1 ve o alanda yayınlanan reklamların gösterim veya tıklama sayısına göre hesaplanır1. Oranın 1 Ocak 2026 öncesindeki değeri %7'ydi1. Aynı bilgiyi Google'ın Türkçe ve İngilizce yardım sayfalarında ayrı ayrı doğruladık2.
Kalemin ne zaman ve nereye eklendiği de önemli. Google, ek ücretleri her ayın sonunda Google Ads maliyetlerinize ilave ettiğini ve bunların bir sonraki tahsilat döneminde ödendiğini yazıyor1; hesap bütçesi tanımladıysanız ek ücret o bütçenin de üzerine ekleniyor1. Yani ay sonunda kartınızdan çekilen tutar, kampanya raporundaki harcama toplamıyla birebir aynı olmaz.
Bu kalem SERP'te hâlâ doğru yazılmıyor. 13 Ağustos 2026'da incelediğimiz altı fiyat sayfasının hiçbirinde oran güncel değildi15; biri kalemi doğrudan KDV sanmıştı. Rakam üç ayrı yerde doğrulanabilir: Google'ın Türkçe yardım sayfası, aynı sayfanın İngilizce sürümü ve hesabınızın kendi işlem geçmişi.

1 Ocak 2026'da iki oran birden indi: Google'ın ek ücreti %7'den %4,5'e, dijital hizmet vergisi ise %7,5'ten %5'e45. İki kalem aynı şey değildir; ilişkiyi bir sonraki bölümde ayrıştırıyoruz.
KDV ek ücretin üzerine mi biniyor?
Biniyor. Google, yeni ek ücretlerin yargı alanınızda geçerli tüm vergilere tabi olduğunu ve bu vergilerin ek ücretlere ek olarak tahsil edildiğini yazıyor1. Kendi sayfasında oranı sayıyla vermiyor, "standart oran" diyor3. Sayısal oran mevzuattan gelir: genel KDV oranı 10 Temmuz 2023'ten bu yana %20'dir10. "KDV bütçeye dahildir" yaygın bir yanlıştır; ek ücretler hesap bütçenizin üzerine eklenir.
Koşul tam olarak burada kuruluyor. Google'ın sayfası varsayılanı "Hesabınız, Google Ireland Ltd.'den hizmet alır" diye yazıyor; Etkilenen Ürünler ile ilgili bir bildirim alırsanız o ürünlerdeki sözleşme tarafı Google Türkiye (Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti) oluyor3. Standart oran üzerinden KDV'yi de aynı sayfa, yalnızca Google Türkiye'den hizmet alan hesaplar için tarif ediyor3.
Google aynı sayfada Etkilenen Ürünler listesini de veriyor ve listenin ilk sırasında Google Ads var; yani bildirim aldıysanız Google Ads için sözleşme tarafınız Google Türkiye'dir3. Hangi Google şirketinden hizmet aldığınızı ekstrenizin satıcı bilgisinden kontrol edin.
Google Türkiye'den hizmet alan bir hesapta 10.000 TL bütçe faturaya kaç TL yansır?
Hesabına Google Türkiye tarafından hizmet verilen ve faturasında KDV satırı görünen bir reklamveren için, 1 Ocak 2026'dan itibaren geçerli oranlarla örnek hesaplama şöyle işler: 10.000 TL medya bütçesine 450 TL ek ücret eklenir ve ara toplam 10.450 TL olur; bunun üzerine 2.090 TL KDV binince ödenecek toplam 12.540 TL'ye çıkar1. Yani ilan edilen bütçenin üzerine yaklaşık dörtte bir oranında bir yük gelir.
Hesabınıza Google Ireland Ltd. hizmet veriyorsa Google faturasında Türkiye KDV'si görünmeyebilir. Google bu yol için ayrı bir başlık açıyor ve KDV'yi ülkenizde kendiniz hesaplamanız gerekip gerekmediğini öğrenmek üzere yerel vergi kurumunuza danışmanızı yazıyor3. Bu yüzden yukarıdaki toplam her hesap için geçerli değildir: aynı bütçe, iki farklı tüzel kişilikte iki farklı fatura üretir.

Bu bir örnek hesaplamadır, piyasa ortalaması değildir. Matrah, tevkifat ve beyan yükümlülüğü işletmenize göre değişir; mali müşavirinize danışın.
Bir uyarı: aynı yardım sayfasındaki manuel ödeme örneği ile oran cümlesi birbirini tutmuyor. Orada 100 EUR'luk bir ön ödemeden 7 EUR yasal işletim maliyeti düşülüyor1; bu tutar yürürlükten kalkmış %7 oranıyla birebir örtüşüyor. Örnek bir oran örneği değil, ön ödeme mekaniğini anlatıyor. 13 Ağustos 2026 itibarıyla sayfanın oran cümlesi %4,5 diyor. Hesabınızı örneğe göre değil, oran cümlesine göre kurun.
Dijital Hizmet Vergisini Kim Ödüyor: Siz mi, Google mı?
Dijital hizmet vergisinin kanunî mükellefi reklamveren değil, dijital hizmet sağlayıcılarıdır5. Beyannameyi veren ve vergiyi devlete ödeyen taraf platformdur; reklamveren bu vergiyi kendi adına beyan etmez.
Verginin konusu geniş tutulmuş: dijital ortamda sunulan her türlü reklam hizmeti kapsamda5. Google'ın Türkiye'de sattığı arama reklamı da bu tanımın içindedir. Oran 1 Ocak 2026'dan itibaren %5, 1 Ocak 2027'den itibaren %2,5 olarak belirlendi4; dayanağı 24/12/2025 tarihli ve 10767 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (Resmî Gazete 25/12/2025, sayı 33118). Kanunun 2020'de belirlediği ilk oran %7,5'ti5.
Faturanızda "Dijital Hizmet Vergisi" satırı neden yok?
Çünkü o vergi sizin mükellefiyetiniz değil. Kanun, dijital hizmet vergisinin fatura ve fatura yerine geçen belgelerde ayrıca gösterilmeyeceğini söylüyor5; satırın olmaması bir eksiklik değil, kuralın kendisi. Google'ın Türkiye bölümünde anlatılan tek vergi KDV'dir; "Dijital Hizmet Vergisi" adında bir kalem geçmiyor3 (13 Ağustos 2026 erişimi). Faturada gördüğünüz kalemin adı Yasal İşletim Maliyeti'dir; muhasebe kaydınızı bu adla arayın.
İki oranın aynı gün düşmüş olması dikkat çekicidir, ama eşzamanlılık nedensellik değildir. Google ek ücretin gerekçesi olarak vergiyi değil, düzenlemelere uyum maliyetini gösteriyor1. Bu yüzden "%4,5 dijital hizmet vergisidir" demiyoruz: iki kalem farklı taraflarca, farklı hukuki dayanakla ödenir ve oranları da birbirini tutmuyor.
Reklamverenin cebinden çıkan para açısından tablo yine de değişmiyor: platformun ödediği vergi, hizmetin fiyatlamasına şu ya da bu yoldan giriyor. Değişen şey, muhasebede neyi aradığınız ve kimden ne talep edebileceğiniz. Faturada bu adla bir satır aramanın ya da Google'dan dijital hizmet vergisi beyanı istemenin karşılığı yok.
Tevkifat, KDV2 ve beyan tarafındaki yükümlülükler işletmenin türüne ve hizmeti hangi Google şirketinden aldığına göre değişiyor. Bu kısmı yorumlamıyoruz; kaydın nasıl açılacağını ekstrenizdeki satıcı bilgisi ve kalem adları belirler. Bu yazının konusu verginin muhasebesi değil, faturanın toplamıdır.
Yurt Dışına Reklam Veriyorsanız Türkiye Ek Ücreti Tahakkuk Etmez
Ek ücret, işletmenizin nerede olduğuna değil, reklamın hangi yargı alanında sunulduğuna bağlıdır1. Google ücreti, o yargı alanında yayınlanan reklamların gösterim veya tıklama sayısına göre hesaplıyor1. Sonuç açık: reklamlarınız Türkiye'de yayınlanmıyorsa Türkiye ek ücreti tahakkuk etmez.
Bu ayrım, İstanbul'dan yönetilen ama yalnızca yurt dışına satan hesaplar için doğrudan para değeri taşır: sağlık turizmi, ihracatçı üreticiler ve yurt dışına satan yazılım şirketleri. Yönettiğimiz sağlık turizmi hesaplarının reklamları İtalya, Almanya, İspanya, Fransa, ABD ve Arnavutluk gibi pazarlarda yayınlanıyor17; bu hesaplarda fatura kalemleri Türkiye'ye reklam sunan bir hesapla aynı çıkmıyor.
Bunun "hiç ek ücret ödemem" anlamına gelmediğini de yazalım. Google aynı listeyi başka ülkeler için de tutuyor: Avusturya'da %51, İspanya'da %31, İtalya'da %2,51, Birleşik Krallık'ta %21. Liste dönem dönem değişiyor; Kanada'da yayınlanan reklamlar 1 Temmuz 2025'ten itibaren %2,5'lik ücrete tabi değil1.

Pratik sonuç şu: hedef pazar listesi değiştiğinde fatura kalemleri de değişir. Medya planını ülke kırılımıyla okumak, aynı bütçenin hangi pazarda kaça mal olduğunu görmenin tek yolu. Vergi ve gümrük mevzuatı yorumu bu yazının konusu değil; burada yalnızca Google'ın kendi ek ücret kuralı anlatılıyor.
Bir teşhis notu: Türkiye'ye satmayan bir hesapta Türkiye ek ücreti görünüyorsa bakılacak ilk yer fatura değil, konum hedefleme ayarlarıdır. Ücret reklamın sunulduğu yargı alanına göre işlediği için, kalem oluşuyorsa o yargı alanında gösterim ya da tıklama üretilmiş demektir. Google da sorumluluğu buraya koyuyor: hedef ayarlarının doğru olmasını ve reklamların hedeflenen yargı alanlarında yayınlanmasını sağlamak reklamverenin sorumluluğudur; bu ayarlara göre sunulan geçerli tıklama ve gösterimlerden doğan ek ücretler için geri ödeme yapılmayacağını yazıyor1.
Kontrol yolu da aynı sayfada yazılı1: Kampanyalar menüsündeki "Analizler ve raporlar" sekmesinden Rapor düzenleyici'ye gidin, şablonlardan Mesafe'yi seçin, varsayılan satırları kaldırın ve "Ülke/İdari Bölge (kullanıcı konumu)" satırını ekleyin. Ülke listesi ile fatura kalemlerini her ay yan yana okumak, hedeflemedeki sızıntıyı bütçe raporundan önce yakalar.
Fiyatlandırma Modelleri: TBM, BGBM ve EBM Ne Zaman Hangisi?
Hangi modelde ödediğinizi kampanya türü ve teklif stratejisi belirler; model, aynı bütçeyi farklı olaylara böler. Tıklamaya, gösterime veya dönüşüme ödersiniz ve üçünün raporlaması da farklı okunur.
Tıklama başına ödeme (TBM)
Arama ağının varsayılan modeli budur: reklam görünür, ödeme yalnızca tıklandığında doğar. Terimin ayrıntılı tanımını isteyen okuyucu için tıklama başına maliyet sayfamız var. Bu modelde bütçeyi tüketen şey ilgi değil eylemdir; düşük tıklama oranı bütçeyi korur ama talebin olmadığını da söyler. Niyeti yüksek aramalarda maliyet birimi en okunaklı olan model budur.
Bin gösterim başına ödeme (BGBM)
Görüntülü ve video envanterinde ödeme, tıklamaya değil bin gösterime bağlanır. Marka bilinirliği hedefinde mantıklıdır, doğrudan satış hedefinde ölçüsüzdür. Burada bir bin gösterim fiyatı vermiyoruz: "1000 gösterim şu kadar TL" diyen tablolar kaynağını göstermiyor.
Edinme başına hedefli ödeme (EBM)
Burada Google'a bir edinme hedefi verirsiniz ve teklifleri sistem yönetir; ödeme yine tıklama üzerinden gerçekleşir ama optimizasyon dönüşüme bakar. Kavramın tanımı için edinme başına maliyet sayfasına bakabilirsiniz. Bu model, dönüşüm izleme kurulumu sağlam değilse yanlış sinyalle öğrenir ve bütçeyi yanlış yere taşır. Ölçüm kurulumu zayıf bir hesapta hedefli teklif, maliyeti düşürmek yerine veriyi bozar.
Modeller arasındaki seçim bir zevk meselesi değil, hedefin sonucudur. Aynı bütçe TBM'de ziyaretçi, BGBM'de erişim, EBM'de dönüşüm satın alır; üçünün maliyet birimi farklı olduğu için raporları yan yana koymak yanıltır. Önce hangi olayı satın aldığınıza karar verin, teklif stratejisini sonra seçin.
Model ne olursa olsun ödediğiniz tutar, raporda gördüğünüz yayınlama maliyetiyle birebir aynı olmayabilir: faturalanan maliyet, fazla yayın ve geçersiz etkinlik gibi düzeltmelerden sonra kalan tutardır6. Günlük bütçenin gün içinde nasıl dağıldığını ve aya nasıl yayıldığını Google Ads günlük bütçesi sayfasında ayrıca anlatıyoruz.
Google Ads Fiyatlarını Belirleyen Değişkenler ve Kalite Puanı
Fiyat bir liste değil, açık artırma sonucudur. Aynı anahtar kelimenin maliyeti rekabetin yoğunluğuna, sektöre, hedeflenen ülkeye, kampanya türüne ve döneme göre değişir. Aynı hesapta bile marka kelimeleri ile jenerik kelimelerin maliyeti aynı olmaz; birinde talep sizi arar, diğerinde talebi satın alırsınız. Bu yüzden "Google Ads şu kadara mal olur" biçimindeki tek rakam, sorunun kendisini yanlış kurar.
Kalite puanı tıklama maliyetini düşürür mü?
Google'ın kendi dokümanı bu beklentiyi desteklemiyor. Kalite Puanı 1-10 ölçeğinde bir teşhis aracıdır ve Google'ın ifadesiyle "reklam açık artırmasıyla ilgili bir giriş değildir"9. Reklam metninin ve açılış sayfasının alaka düzeyini iyileştirmek performansı elbette etkiler; ama bunu bir puanı yükseltip sabit bir oran vadederek anlatmak yanlış olur. Bu yüzden burada kalite puanına bağlı hiçbir maliyet düşüş yüzdesi vermiyoruz; böyle bir oranı destekleyen birincil kaynak yok.
Türkiye pahalı mı? ABD kapsamlı tek kıyas ve sınırları
Türkiye için doğrulanmış, kıyaslanabilir bir birim fiyat yayımlanmış değil. Ülke etiketi taşıyan tek ölçüm ABD kapsamlı: kaynağın metodoloji notuna göre örneklem 13.474 ABD merkezli arama reklamı kampanyasından oluşuyor ve 1 Nisan 2025 – 31 Mart 2026 dönemini kapsıyor16. Aynı raporda tüm sektörlerde tıklama maliyeti 5,42 USD, en ucuz sektör 1,63 USD ile sanat ve eğlence16.
Rakamı okurken iki çekinceyi elde tutun. Yayıncı, "ortalama" diye sunduğu değerlerin aykırı uçları elemek için medyan olarak hesaplandığını yazıyor16; yani sayı tipik kampanyayı gösterir, aritmetik ortalamayı değil. Ölçüm saf Google Ads verisi de değil: kaynak, veriyi Google Ads ve Microsoft Ads kampanyalarından derlediğini söylüyor11.
Bu medyanı TL'ye çevirmek kıyas için işe yarar, fiyat tahmini için yaramaz: 5,42 USD, TCMB'nin 12 Ağustos 2026 tarihli döviz alış kuruyla (1 USD = 47,6678 TL) yaklaşık 258 TL eder1216. Bu rakam Türkiye'de bir tıklamanın fiyatı değildir; yalnızca büyüklük duygusu verir.
Talep tarafı büyümeye devam ediyor: Alphabet'in 2026 ikinci çeyrek bülteninde Google Arama ve diğer gelirinin yıllık %17 büyüdüğü bildirildi13. Bu küresel bir toplamdır; Türkiye açık artırmasındaki fiyata birebir çevrilemez. Maliyeti arama motoru optimizasyonuyla karşılaştırmak isteyen okuyucu için ayrı bir çalışmamız var: Google'da üst sıralara çıkma ücreti.
Bütçe tartışmasında en sık atlanan değişken ise dönüşüm oranıdır. Tıklama maliyeti sabit kalsa bile açılış sayfası iyileştiğinde edinme maliyeti düşer; tersi de geçerlidir. Bütçe tartışmasına girmeden önce bakılacak yer bu.
Kendi tıklama maliyeti aralığınızı nasıl bulursunuz?
Türkiye için yayımlanmış bir birim fiyat olmadığına göre geriye tek meşru yol kalıyor: rakamı kendi anahtar kelimelerinizden üretmek. Google Ads'in Anahtar Kelime Planlayıcı'sı bunu birincil kaynak olarak veriyor. Araç her anahtar kelime için iki sütun gösterir: sayfanın üstü teklifi (düşük aralık), reklamverenlerin geçmişte o kelimenin sayfa üstü teklifi için ödediği yaklaşık yüzde 20'lik dilimdeki tekliftir18; yüksek aralık ise yüzde 80'lik dilimdekidir18.
- Anahtar Kelime Planlayıcı'da "Arama hacmi ve tahminleri alın" adımını seçin ve kendi anahtar kelime listenizi yükleyin19.
- Konumu ve Arama Ağı ayarlarını gerçekten hedeflediğiniz pazara göre kurun; veri, seçtiğiniz konuma ve ağ hedeflemesine özgüdür18.
- Sayfanın üstü teklifi sütunlarını açın: düşük ve yüksek aralık, o kelime için gerçekçi teklif bandınızı verir.
- Rekabet sütununu yanına koyun; araç düzeyi düşük, orta veya yüksek olarak gösterir18.
- Küçük bir test bütçesiyle yayına çıkın ve tahmini, kendi hesabınızın gerçek tıklama maliyetiyle değiştirin.
Aracı açmak için para harcamanız gerekmiyor, hesabı kurmanız gerekiyor: Google, yeni anahtar kelime fikirleri alma gibi temel özelliklere erişmek için fatura bilgilerinin girilip hesap kurulumunun tamamlanmasını şart koşuyor19. Yani tablo, ilk kampanya yayına çıkmadan önce okunabilir. Bu, bütçe kararını teklif almadan önce vermenizi sağlar.
Aracın sınırları da kendi sayfasında yazılı. Teklif aralığı istatistikleri son 30 güne ait teklif bilgilerini gösterir ve geçmiş teklif verisi sınırlı olan anahtar kelimelerde bu sütunlar hiç görünmeyebilir18. Tahmin tarafında da benzer bir çekince var: Google, Planlayıcı'nın tahminlerinin son 7-10 günü temel aldığını, günlük yenilendiğini ve sezona göre düzenlendiğini yazıyor19.
Bir okuma hatasına düşmeyin: teklif aralığı, tıklama başına ödeyeceğiniz tutar değil, sayfanın üstünde görünmek için verilen tekliftir. Ödediğiniz gerçek tutar genellikle bundan düşüktür; otomatik teklif araçlarını kullanmadığınız takdirde maksimum teklifinizin üzerinde ücretlendirilmezsiniz7. Aralığı tavan olarak okuyun, fiyat olarak değil.
Bandı bütçeye çevirmek de aynı tabloda mümkün: hedeflediğiniz aylık tıklama sayısını yüksek aralıkla çarparsanız Google'a ödenecek medya bütçesinin üst sınırını görürsünüz. Bunun üzerine ikinci bölümdeki zinciri işletin, önce ek ücret sonra KDV. Ajans yönetim ücreti bu toplamın içinde değildir.
Sonuç, piyasa fiyatı değil size ait bir banttır. Google da aracın trafik tahmini sağlayabildiğini ama kampanya performansının teklif, bütçe, reklam kalitesi ve konum hedeflemesi gibi faktörlere bağlı olduğunu yazıyor19. Yine de bu bant, piyasadan duyduğunuz bir ortalamadan da ABD medyanından da size daha yakındır.
Faturada Görünmeyen Kalemler: Gizli Maliyetler
Reklam bütçesinin dışında dört kalem daha var: hesapta yapılan düzeltmeler, kurulum emeği, ölçüm altyapısı ve vergi tarafındaki muafiyet süreci. Hiçbiri Google faturasında ayrı satır olarak görünmez, ama dördü de nakit akışını doğrudan etkiler.
Faturalanan maliyet ile yayınlama maliyeti neden farklı?
Yayınlama maliyeti, kampanyanın aldığı tüm tıklamaların veya gösterimlerin maliyetidir. Faturalanan maliyet ise fazla yayın ve geçersiz etkinlik gibi unsurlar nedeniyle hesapta düzenleme yapıldıktan sonra ödemekten sorumlu olduğunuz tutardır6. İkisi arasındaki fark, ay sonunda beklediğinizden farklı bir rakam görmenizin en sık sebebidir. Raporlamanızı hangi metrikle kurduğunuzu ajansınıza sorun.
Kurulum ve etkinleştirme ücreti var mı?
Google, Akıllı kampanyalar için etkinleştirme ücreti olmadığını ve yalnızca tıklama veya aramalar için ödeme yapıldığını yazıyor8. Bu ifade Akıllı kampanyalara özeldir; "Google Ads'in kurulum ücreti yoktur" diye genellenemez. Manuel ödeme yapıldığında minimum işlem tutarı söz konusu olabilir, ancak Google Türkiye için bir tutar açıklamıyor. Gerçek kurulum maliyeti Google'a değil, dönüşüm izleme, açılış sayfası ve kreatif üretimine gider.
KDV muafiyetiniz varsa ne değişir?
Muafiyet otomatik uygulanmıyor. Google, %100 KDV muafiyeti hakkına sahip olduğunuzu göstermek için muafiyet sertifikanızı göndermeniz gerektiğini yazıyor3; sertifika ulaşana kadar geçerli oran üzerinden KDV işlemeye devam eder. Kısmi tevkifat ve beyan tarafı işletmeden işletmeye değiştiği için burada yorum yapmıyoruz. Vergi zincirinin nasıl işlediğini ikinci bölümde kalem kalem gösterdik.
Araç, ölçüm ve emek kalemi
Dördüncü kalem faturaya hiç girmez ama en çok zamanı o yer: dönüşüm izleme kurulumu, sunucu tarafı etiketleme, çağrı takibi, açılış sayfası üretimi ve kreatif yenileme. Bu işler ya iç ekibin saatinden ya da ajans sözleşmesinden karşılanır; ikisinde de bir maliyeti vardır. Burada araç fiyatı yazmıyoruz; araçların çoğu döviz bazlı olduğu için tutar kurla birlikte değişir.
Bu kalemleri planlamayan hesaplarda medya bütçesi büyürken ölçüm aynı kalıyor ve karar verilemeyen bir veri yığını oluşuyor. Gizli maliyet dediğimiz şeyin büyük kısmı vergi zincirinin dışında, hesabın kurulum kalitesinde saklı.
Google Ads Ajansı Yönetim Ücreti Nasıl Belirlenir?
Yönetim ücreti medya bütçesinden ayrı bir kalemdir ve pratikte dört modelden biriyle kurulur: medya bütçesinin yüzdesi, sabit aylık ücret, hibrit ve performansa dayalı. Hangisinin doğru olduğunu hesabın büyüklüğü, kampanya sayısı, pazar ve dil sayısı ile ölçüm yükü belirler. Aynı bütçe, tek ülkede tek dilde harcandığında ve çok pazarlı bir yapıda dağıtıldığında aynı işi üretmez.
Medya bütçesinin yüzdesi modeli
Ücret, aylık medya bütçesinin bir oranı olarak hesaplanır. Bütçesi dalgalanan hesaplarda ölçeklenebilir olduğu için tercih edilir. Dikkat edilecek nokta şudur: bu model, bütçe artışını ajans için doğrudan gelir artışına çevirir. Sözleşmede bir üst eşik veya kademeli oran tanımlanmadığında taraflar aynı yöne bakmaz.
Sabit aylık ücret modeli
Ücret kapsam üzerinden belirlenir ve bütçeden bağımsız sabit kalır. Bütçesi istikrarlı hesaplarda öngörülebilirlik sağlar. Riski kapsam belirsizliğidir: kaç kampanya, kaç ülke, kaç dil, hangi raporlama sıklığı yazılı değilse ücret sabit kalırken iş büyür ve hizmet kalitesi sessizce düşer.
Hibrit ve performansa dayalı modeller
Hibrit model sabit bir taban ile değişken bir payı birleştirir; büyüyen hesaplarda iki tarafı da korur, ama iki eşiğin de sözleşmede tanımlı olması gerekir. Performansa dayalı modelde ücret sonuca bağlanır. Kulağa en adil geleni budur, uygulamada en tartışmalısıdır: atıf modeli, dönüşüm tanımı ve ölçüm kurulumu tarafsız değilse ödeme tartışması kaçınılmazdır.

Bu yazıda ne kendi yönetim ücretimiz ne de piyasa bandı için rakam veriyoruz; teklifleri karşılaştırmanın yolu bant değil, kalem ayrımıdır. Ölçek hakkında söyleyebileceğimiz tek şey toplulaştırılmış: yönettiğimiz hesaplar aylık 30.000-150.000 USD medya bütçesi bandında çalışıyor14. Bu rakamlar medya bütçesidir, ajans ücreti değildir.
Teklif alırken sormanız gereken beş soru
- Ücret medya bütçesinin yüzdesi mi, sabit mi, hibrit mi? Model sözleşmede tek cümleyle tanımlı mı?
- Bütçe iki katına çıkarsa ücret nasıl değişir? Kademe ve üst eşik yazılı mı?
- Google Ads hesabı, dönüşüm verisi ve etiketler kimin mülkiyetinde? Ayrılık hâlinde ne oluyor?
- Ölçüm kurulumu (dönüşüm izleme, sunucu tarafı etiketleme, çağrı takibi) ücrete dâhil mi, ayrı mı faturalanıyor?
- Fatura kalemleri ayrı mı gösteriliyor: medya bütçesi, Google'ın ek ücreti ve KDV, ajans yönetim ücreti?
Beşinci soru en ayırt edicidir. Fatura kalemlerini ayrı gösteremeyen bir teklif, üç farklı rakamı tek rakama gizliyor demektir; o teklifi başka bir teklifle karşılaştırmak da mümkün olmaz. Bu ayrımı nasıl kurduğumuzu, raporlamayı hangi metriklerle sabitlediğimizi ve hangi hesap yapılarıyla çalıştığımızı Google reklam ajansı hizmetimiz sayfasında ayrıntılı anlatıyoruz.









