SEO Danışmanlığı Nedir?
SEO danışmanlığı, bir sitenin arama görünürlüğü için ne yapılacağına karar veren, kararın gerekçesini yazılı olarak veren ve uygulamayı denetleyen dış uzmanlık hizmetidir. Danışman rapor, öncelik sıralaması ve karar üretir; klavyeyi çoğu projede şirketin kendi ekibi ya da bir ajans kullanır. Satın aldığınız şey saat değil karardır: hangi sayfanın hangi sırayla düzeltileceği, neyin ertelenebileceği ve hangi işin hiç yapılmaması gerektiği.
Bu ayrım teklif okurken işe yarar. Bir danışmanlık teklifi ne yapılacağını fiyatlar; bir uygulama teklifi kimin yapacağını fiyatlar. İkisi aynı kalemmiş gibi yan yana konduğunda ucuz olan otomatik kazanır ve çoğu zaman yanlış olan seçilir.
Danışmanlık, ajans hizmeti ve iç ekip aynı şey değildir
Üçü üç ayrı şey satar. Danışman kararı ve gerekçesini verir. Ajans uygulama kapasitesi verir: içerik, geliştirme ve otorite çalışmasını tek sözleşmeyle taşır. İç ekip ise kurum içinde kalıcı yetkinlik kurar; ürün bilgisine ve onay zincirine doğrudan erişimi olan tek taraf odur.
Hangisinin sizin için doğru olduğu ayrı bir karardır ve o karar ücret tarafında veriliyor. Kriter kıyasını ve ücretlendirme modellerini burada tekrarlamıyoruz. Bu yazının konusu kararın kendisi değil; kararı kime, hangi erişimle ve hangi belgeyle teslim ettiğiniz.
Danışmana her şirketin ihtiyacı yok. İçeride kararı verecek kimse yoksa, bir site göçü ya da yeniden tasarım kapıdaysa, ya da aynı işi aylardır yapıp sonucu okuyamıyorsanız dışarıdan bir göz işe yarar. Eksik olan şey üretim kapasitesiyse aradığınız taraf danışman değil ekiptir; danışman rapor ve karar üretir, sayfa üretmez.
Bu ilişkide asıl risk kötü uzman değil, tanımsız iştir; kimin neyi yapacağı yazılmadığında iki taraf da işi diğerinin yaptığını sanır. Bu yazının taşıdığı kalemler sırayla şunlar: Google'ın işe alma yönergesindeki sorular, danışmana verilecek erişim seviyeleri, sonuçtan kimin sorumlu olduğu, serbest meslek makbuzu ile fatura farkı ve sözleşme bitiminde neyin kimde kalacağı.
SEO Danışmanı Ne Yapar? Teslimat Listesi
SEO danışmanı dört tür çıktı üretir: teknik denetim raporu, anahtar kelime ve arama niyeti haritası, sayfa mimarisi kararı ve uygulama planı. Beşinci kalem hepsini bağlar: ölçüm. Faaliyet listesi satın alınabilir bir şey değildir, teslimat listesi satın alınabilir; teklifi okurken aradığınız şey de budur.

- Teknik denetim ve öncelik sıralaması
- Anahtar kelime ve arama niyeti haritası
- İçerik ve sayfa mimarisi kararı
- Uygulama planı: kim, ne zaman, hangi sayfa
- Ölçüm: gösterim, tıklama, dönüşüm
Her satırın bir sahibi vardır ve sahibi her zaman danışman değildir. Denetim raporunu danışman yazar, düzeltmeleri yazılım ekibi uygular. Kelime haritasını danışman kurar, sayfaları içerik ekibi üretir. Uygulama planı bir takvimdir; ölçüm satırı ise raporun kendisidir ve gösterimi, tıklamayı, dönüşümü aynı tabloda gösterir.
Denetim çıktısının nasıl okunacağı ayrı bir konu; yöntemi SEO analizi rehberi anlatıyor. Haritanın uygulama tarafı ikiye ayrılır: sayfanın içinde yapılan işler, yani on-page SEO; sayfanın dışında otoriteyle ilgili yürüyen işler, yani link oluşturma. Danışman ikisinin de sırasını ve durma noktasını belirler.
Danışman neyi kendisi yapmaz?
Sınırı baştan çizmek pahalı bir yanlış anlamayı önler. Danışman kod yazmaz, sunucu ayarını tek başına değiştirmez, içeriği tek başına üretmez ve bağlantı satın almaz. Araç tarafında da bir sınır var: Google, üçüncü taraf SEO araçlarını değerlendirmediğini veya desteklemediğini ve bu araçların Google'ın dahilî sıralama verilerine erişimi olmadığını yazıyor1.
Teslimatın bir de biçimi ve sıklığı var. Denetim raporu tek seferliktir ve önceliklendirilmiş bir hata listesiyle biter. Kelime haritası çeyreklik güncellenir. Uygulama planı aylık yenilenir. Rapor dönemseldir; içinde yalnızca rakam değil, bir önceki dönemde yapılan işin sonucu da yazılıdır. Bu dört ritim sözleşmeye yazılmadığında ilk aylar tanışma toplantılarıyla geçer.
Teslimatların tek bir sahibi olmalı. Aynı kalemi hem danışman hem ajans üstlendiğinde iş iki kez yapılır ya da hiç yapılmaz; ikisi de aynı faturayı üretir. Sözleşmede her satırın karşısına bir isim yazmak, ilk çeyrekte kaybedilen zamanın büyük kısmını geri kazandırır.
Bunun teklif okumaya doğrudan etkisi var: araç adı değil çıktı adı arayın. Bir araç aboneliği maliyet kalemi olabilir, kalite kanıtı değildir. Sözleşmeye giren şey aracın markası değil, aylık denetim raporu ve öncelik sıralaması gibi teslim edilebilir kalemlerdir.
Google'ın Resmî İşe Alma Yönergesi: Adaya Sorulacak Sorular
Google, SEO uzmanı işe alacak site sahipleri için kendi dokümanında on soruluk bir liste yayımlıyor. Belge Google Search Central'da duruyor ve Türkçe olarak yayında. 15 Ağustos 2026'da inceleyebildiğimiz 14 Türkçe sayfanın hiçbiri bu listeyi kullanmıyor; oysa sorular pazarlama sorusu değil eleme sorusudur, çünkü cevapları karşılaştırılabilir.

| Google'ın önerdiği soru | İyi cevap neye benzer | Kırmızı bayrak |
|---|---|---|
| Başarınızı nasıl ölçüyorsunuz? | Dönüşüm ve gösterim tabanlı ölçüm | Yalnızca sıralama ekran görüntüsü |
| Google Arama Yönergeleri'ne uyuyor musunuz? | Yazılı evet ve politika adı | Konuyu geçiştiren cevap |
| Ne kadar zamanda, nasıl sonuçlar bekliyorsunuz? | Aralık verir, taahhüt etmez | Belirli ayda belirli sıra sözü |
| Sektörümüzdeki deneyiminiz nedir? | Aynı sektörden vaka ve sayı | Genel geçer referans listesi |
| Önceki çalışmalarınızdan örnek gösterebilir misiniz? | Öncesi-sonrası ölçümlü vaka | Ekran görüntüsüz anlatı |
Tablo, listedeki on sorudan beşini taşıyor; sağdaki iki sütun bizim eleme ölçütümüz. En keskin ölçüt ilk satırda duruyor. Google'ın önerdiği soru dokümanda birebir şöyle geçiyor: “Başarınızı nasıl ölçüyorsunuz?”1 Cevap yalnızca bir sıralama ekran görüntüsüyse teklifin ölçüm tarafı yok demektir.
Google'ın kendi uyardığı üç kalıp
Aynı belge üç satış kalıbına karşı açıkça uyarıyor. Birincisi sıralama garantisi; Google'ın cümlesi şu: “Kimse Google'da birinci sıra garantisi veremez.”1 İkincisi Google ile özel ilişkisi olduğunu ileri süren sağlayıcı. Üçüncüsü Google'a öncelikli gönderim hizmeti pazarladığını söyleyen sağlayıcı.
Bu kalıplardan biri teklifte varsa kalan maddeleri okumaya gerek kalmaz. Eleme sebebi fiyat değil yöntemdir: üçü de arama motorunun kendi yayınıyla çelişen bir vaat kurar. Vaadi kimin verdiği de fark etmez; kalıbın kendisi eleme sebebidir.
Listenin geri kalanı da kopyalanabilir: ülke ve şehir deneyimi, uluslararası site deneyimi, iletişim biçimi, bu işle kaç yıldır ilgilendiği ve yapılan değişikliklerin gerekçeleriyle paylaşılıp paylaşılmayacağı. Son madde en çok atlanandır. Sitenizde yapılan her değişikliğin nedeninin yazılı gelmesi, altı ay sonra kimin neyi bozduğunu tartışmamanızı sağlar.
Cevapları puanlamanın basit bir yolu var: her cevabın arkasında bir belge, bir ölçüm ya da bir örnek var mı? Belgeye dayanan cevap denetlenebilir, ölçüme dayanan cevap karşılaştırılabilir, örneğe dayanan cevap sınanabilir. Üçünden hiçbirini taşımayan cevap bir tercih beyanıdır ve teklif karşılaştırmasında ağırlığı yoktur.
İyi bir cevabın ortak özelliği aralık vermesi ve taahhüt etmemesidir. Sonuç sorulduğunda güvenilir cevap, çalışmanın hangi aşamada hangi göstergeyi hareket ettireceğini anlatır; belirli bir ayda belirli bir sıra sözü vermez. Aynı biçimde vaka istendiğinde beklenen şey anlatı değil, öncesi ve sonrası ölçümüdür.
Cevaplar arasında en çok ayrışan başlık raporlamadır. Bazı sağlayıcı raporu bir ekran görüntüsü koleksiyonu olarak tanımlar, bazısı bir karar belgesi olarak. İkincisini seçen taraf, kötü giden dönemde de rapor gönderir; birincisini seçen taraf o dönemde sessizleşir. Bunu baştan anlamanın yolu, geçmiş bir raporun örneğini istemektir.
Soruları e-postayla tek tek değil, aynı toplantıda sorun ve cevapları yazıya geçirin. Aynı sorulara verilen cevaplar iki teklifin rakamlarından daha çok bilgi taşır; üstelik bu bilgi sözleşme müzakeresinde de elinizde kalır.
Erişim, Yetki ve Sorumluluk: Danışmana Neyi Teslim Ediyorsunuz?
Denetim aşamasında Search Console'a yalnızca okuma erişimi verilir. Bu bizim tercihimiz değil, Google'ın kendi cümlesi: “Search Console'a yalnızca okuma erişimi verin (bu aşamada yazma erişimi vermeyin)”1. Erişim seviyesi sözleşmenin en ucuz maddesi ve en pahalı hatasıdır.

| Varlık | Denetim aşamasında yetki | Hesap kimin adına |
|---|---|---|
| Search Console | Yalnızca okuma | Şirket |
| Google Analytics | Görüntüleme | Şirket |
| Google Ads | Salt okunur erişim | Şirket |
| CMS / site yönetimi | Sınırlı editör | Şirket |
| Alan adı ve DNS | Erişim verilmez | Şirket |
Tablonun kaynak taşıyan tek satırı ilkidir; Search Console yetkisi Google'ın tavsiyesidir. Kalan dört satır roicool uygulamasıdır, sektör kuralı değil. Analitik ve reklam hesaplarında görüntüleme yetkisi teşhis için yeter; içerik yönetim sisteminde sınırlı editör rolü ise hangi değişikliğin kim tarafından yapıldığını görünür tutar.
Search Console'a hangi erişim verilmeli?
Okuma yetkisi bütün teşhis işini görür: sorgular, kapsam ve dizin raporları, site haritası durumu ve performans verisi okunabilir. Yazma yetkisi ancak uygulamayı da danışman yürütecekse ve değişiklik günlüğü tutuluyorsa gündeme gelir.
Sözleşmeye tek satır yeter: verilen erişim seviyesi ve yapılan her değişikliğin tarih, kişi ve gerekçe kaydı.
Erişim aşamalı verilir ve her aşamanın kendi gerekçesi vardır: denetimde okuma, uygulamada sınırlı yazma, ilişki biterken kapatma. Aşamaları atlatan tek gerekçe aciliyettir; ilk gün tam yetki isteyen bir talep, sözleşmeyi değil karşı tarafın çalışma disiplinini test eder.
Reklam ve analitik hesapları kimin adına açılmalı?
Hesap sahipliği erişimden daha kalıcı bir konudur. Reklam ve analitik hesapları şirketin adına açılır, danışman o hesaba kullanıcı olarak eklenir. Alan adı ve DNS hiçbir aşamada devredilmez. Bu üç satır roicool uygulamasıdır ve bir kaynağa dayanmaz; gerekçesi tek cümlelik: hesabın sahibi kim ise ölçüm geçmişinin sahibi de odur.
Sorumluluk kimde kalır?
Google bu soruyu tek cümleyle kapatıyor: “Nihayetinde, iş verdiğiniz şirketlerin faaliyetlerinden siz sorumlu olursunuz.”1 Aynı belgede sonucu da yazılı: SEO sizin adınıza aldatıcı ya da yanıltıcı içerik oluşturursa siteniz Google dizininden tamamen kaldırılabilir1.
Sunucu tarafı ayrı bir başlıktır ve Google onu da yazıya bağlıyor: “SEO'nun sunucunuza FTP erişimi varsa sitenizde yapmakta olduğu tüm değişiklikleri açıklayabilmelidir.”1 Yani sunucu erişimi verilebilir, ama açıklanabilirlik şartıyla. Açıklanamayan bir değişiklik, geri alınamayan bir değişikliktir.
Bunun teknik karşılığı dizine eklenme tarafında görünür: kaldırılan bir site aramada hiç yoktur, sıralaması düşmez. Bu yüzden “nasıl yaptığını sorma, sonuca bak” yaklaşımı bir risk yönetimi değil, riski görmeme tercihidir. Danışmandan yöntemi sormak, sonucu sormak kadar meşrudur.
Erişim listesi hazırlarken en çok atlanan üç kalem şudur: etiket yöneticisi, arama motoru doğrulama kayıtları ve reklam hesabına bağlı ödeme yöntemi. Üçü de teknik görünür, üçü de ticari sonuç doğurur. Etiket yöneticisine yazma yetkisi verilen bir taraf ölçüm altyapısını tek başına değiştirebilir; doğrulama kaydını elinde tutan taraf site sahipliğini yeniden talep edebilir.
Bu üç kalem için kural aynı: hesap şirketin adına açılır, yetki adlandırılmış kişilere verilir, paylaşılan hesap kullanılmaz ve verilen her yetkinin bir kaydı ile geri alma yolu bulunur. Ortak bir kullanıcı adıyla çalışıldığında değişikliğin kim tarafından yapıldığı hiçbir günlükte görünmez; izini kaybettiğiniz bir değişikliği geri alamazsınız.
Kimin hangi tarihte hangi yetkiyi aldığını tek bir tabloda tutmak, altı ay sonra “bu değişikliği kim yaptı” sorusunu bir dakikada cevaplatır. Bu tablo teknik bir belge değil, yönetim belgesidir.
Danışmanın AEO/GEO Tavsiyesi Google'la Uyumlu mu?
Google'ın işe alma yönergesinde yapay zekâ tarafına bakan bir soru duruyor: adayın bu alandaki tavsiyesi resmî yönergelerle uyumlu mu? Soru dokümanda şöyle geçiyor: “Yapay zeka deneyimleri için optimizasyon ("AEO", "GEO" hizmetleri olarak da bilinir) konusunda tavsiyeleri varsa bu tavsiyeler Google Arama'nın üretken yapay zeka özellikleri için optimizasyonla ilgili resmi yönergeleriyle uyumlu mu?”1
Aynı şirket ikinci bir cümleyle beklentiyi de sabitliyor: “Yapay Zeka Bakışı veya Yapay Zeka Modu'nda görünmek için ek şart yoktur. Ayrıca başka özel optimizasyonlar da gerekmez.”2 Bu cümle yapay zekâ tarafının önemsiz olduğunu söylemiyor; ek bir teknik şart, gizli bir işaretleme ya da ayrı bir kayıt olmadığını söylüyor.
Ayrım pratikte şuraya oturuyor: üretken arama yüzeylerinde görünürlük ayrı bir teknik ürün değil, içeriğin soruya doğrudan cevap verecek biçimde kurulmasıdır. Yöntemin kendisini AEO stratejileri rehberi anlatıyor; AEO ile GEO arasındaki ayrımı ise GEO rehberimiz açıklıyor. İkisi de Google'ın “ek şart yoktur” cümlesiyle çelişmez.
İki cümle birlikte okunduğunda somut bir eleme ölçütü çıkıyor. Bir teklif yapay zekâ yanıtlarında çıkmayı sağlayan özel bir optimizasyon vaat ediyorsa sorulacak şey fiyat değil dayanaktır: bu tavsiye hangi resmî belgeye dayanıyor? Google'ın kendi listesinde zaten bu soru var; önerilerin resmî Google belgeleriyle desteklenip desteklenmediğini sormanızı öneriyor.
Sorunun teklif okumaya pratik yansıması şu: yapay zekâ tarafı ayrı bir paket olarak fiyatlanıyorsa o paketin içindekileri kalem kalem isteyin. Cevap içerik yapısı, soru-cevap bölümleri, veri işaretlemesi ve mevcut içeriğin güncellenmesiyse iş meşrudur. Cevap bir arama motoruna kayıt, bir gönderim ya da bir hızlandırma ise ortada Google'ın tanımadığı bir vaat var demektir.
Cevap yalnızca deneyime dayanıyorsa elinizdeki şey bir yöntem değil bir iddiadır. Deneyim değerli olabilir ama denetlenebilir değildir. Sözleşmeye yazılabilecek olan, resmî belgeye bağlanmış ve gerekçesi yazılı tavsiyedir.
Danışmanın Raporu 2026'da Neyi Ölçmeli?
Sıralama tek başına başarı ölçüsü değil. 2026'da anlamlı bir rapor gösterimi, tıklamayı ve dönüşümü aynı ekranda gösterir; çünkü aynı pozisyon iki yıl öncesine göre daha az tıklama getiriyor. Google'ın eleme sorusu da tam burada işe yarıyor: “Başarınızı nasıl ölçüyorsunuz?”1

| Ölçüm | Değer | Neyin içinde ölçüldü |
|---|---|---|
| AI Overview görülen arama payı | %20'den fazla | Tüm aramalar (ABD, 2026) |
| AI Overview varken tıklama oranı | Yaklaşık %60 daha düşük | Yalnızca AI Overview çıkan aramalar (ABD, 2026) |
| Bilgi amaçlı sorgu payı | %80 | İncelenen 200.000 AI Overview, masaüstü (Eylül 2024) |
Tablonun üç satırı üç ayrı evreni ölçüyor; bu yüzden birbirine oranlanamaz. SparkToro'nun 2026 çalışması, Google aramalarının ne kadarının tıklamasız bittiğini ölçüyor. Aynı yazıda — çalışmanın kendi ölçümü olarak değil, bir ara değerlendirme olarak — AI Overview'ın aramaların %20'sinden fazlasında göründüğü ve çıktığı aramalarda tıklama oranını yaklaşık %60 düşürdüğü bildiriliyor4. Veri ABD'ye ait; Türkiye için aynı ölçüm elimizde yok.
Üçüncü satır Semrush'ın 200.000 AI Overview üzerinde yaptığı incelemeden geliyor: masaüstü sonuçlarının %80'i bilgi amaçlı sorgularda çıktı ve o veri Eylül 2024'te toplandı5. Payda burada da farklı: bu oran tüm aramaların değil, incelenen AI Overview'ların içinde ölçüldü.
Bunun bu sayfa için pratik bir karşılığı var, çünkü danışman arayan bir alıcının sorgusu bilgi amaçlı değil ticaridir. Ölçüm çerçevesi bu yüzden sorgu tipine göre ayrılır; tek bir tıklama oranı hedefi iki tipi birden temsil etmez. Bu yüzey hakkında daha fazlası gerekiyorsa AI Overview rehberi tanımı ve mekanizmayı anlatıyor.
Rapor hangi ölçüm penceresine göre okunur?
Rapor bir tarih değil, bir ölçüm penceresi ilan etmelidir. 3.680 kişilik bir ankete dayanan kaynak bile kesin bir zaman aralığı olmadığını, sürenin koşullara bağlı olduğunu yazıyor3. Bu yüzden raporun ilk sayfasında hangi tabana göre okunduğu durur: önceki dönem mi, geçen yılın aynı dönemi mi, yoksa çalışmanın başladığı ay mı?
Kullanışlı bir aylık rapor dört bloktan oluşur: dönemde ne yapıldı, hangi göstergeler nasıl hareket etti, hangi hipotez doğrulandı ya da çürütüldü, gelecek dönemde ne yapılacak. Grafiklerin sayısı değil, çürütülen hipotezlerin sayısı raporun kalitesini gösterir. Hiçbir şeyin yanlış çıkmadığı bir rapor, ölçüm yapılmadığının işaretidir.
Kendi ölçümümüzü de aynı çerçeveden veriyoruz: bu sayfanın 90 günlük arama konsolu kaydında “seo danışmanlığı” sorgusunda 72 gösterim, 0 tıklama ve ortalama 38,6 pozisyon görünüyor9. Rakamı yayımlıyoruz, çünkü bir ölçüm çerçevesi ancak kötü rakamı da gösterdiğinde işe yarar. Aynı ilkeyi şeffaflık manifestomuz da anlatıyor.
Fatura mı, Serbest Meslek Makbuzu mu? Sözleşmenin Muhasebe Tarafı
Serbest çalışan bir danışman serbest meslek makbuzu düzenler; şirket olarak çalışan bir ajans fatura keser. Fark yalnızca belgenin adı değil: ödemeyi yapan tarafın yükümlülüğü de değişiyor. 15 Ağustos 2026'da inceleyebildiğimiz 14 sayfanın hiçbirinde bu ayrım yazmıyor.

| Kriter | Serbest çalışan danışman | Ajans (şirket) |
|---|---|---|
| Düzenlenen belge | Serbest meslek makbuzu | Fatura |
| Kanun dayanağı | VUK m.236 | VUK m.229 |
| Gelir vergisi tevkifatı | Ödemeyi yapan şirket yükümlü | GVK m.94/2 kapsamında değil |
| Tevkifat oranı | Bu yazıda verilmiyor | — |
| Muhatabın türü | Gerçek kişi | Tüzel kişi |
Tablonun ilk iki satırı doğrudan kanun metnine dayanıyor. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 236. maddesi serbest meslek erbabına, mesleki faaliyetine ilişkin her tahsilat için iki nüsha makbuz düzenleme ve bir nüshasını müşteriye verme zorunluluğu getiriyor; müşteri de bu makbuzu istemek ve almak zorundadır7.
Aynı kanunun 229. maddesi faturayı tanımlıyor: satılan mal veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika7. Yani belgenin türünü hizmetin adı değil, karşı tarafın hukuki sıfatı belirliyor.
Üçüncü satır 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'ndan geliyor. Ticaret şirketleri, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yaptıkları ödemelerde gelir vergisi tevkifatı yapmakla mecburdur6. Kanun metni yükümlülüğü ödemeyi yapan tarafa bağlıyor; buradan çıkan sonuç şu: serbest çalışan bir danışmanla çalışan şirket stopaj sorumlusudur, ajansla çalışan şirket bu kalemin muhatabı değildir. İkinci cümle kanunun yazdığı bir hüküm değil, kanundan çıkarılan bir yorumdur.
Tevkifat oranını bu yazıda vermiyoruz: oran kanun metninde değil, Cumhurbaşkanı Kararı ile belirleniyor ve güncel oran listesini Gelir İdaresi Başkanlığı yayımlıyor. Başkanlığın yayımladığı güncel listeye bu çalışma sırasında ulaşılamadı; oranı mali müşavirinize doğrulatın. Bu bölüm yürürlükteki kanun metninin özetidir, vergi danışmanlığı değildir.
Bir ayrıntı sık karıştırılıyor. Danışman kazancını bir şahıs şirketi üzerinden ticari kazanç olarak elde ediyorsa tüccar sıfatıyla fatura düzenler; serbest meslek erbabı sıfatıyla çalışıyorsa makbuz düzenler. Belirleyici olan tek kişi mi çok kişi mi çalıştığı değil, kazancın hangi sıfatla elde edildiğidir. Bu ayrım da kanun metninden çıkarılan bir sonuçtur; teklif aşamasında sorulacak soru nettir: hangi belgeyi düzenliyorsunuz?
Belgenin ne zaman düzenleneceği de sözleşmeye yazılır. Kanun makbuzu tahsilata bağladığı için serbest çalışan bir danışmanla çalışırken ödeme günü ile belge günü birbirine kilitlenir7. Sözleşmede ödeme takvimi yoksa dönem kapanışında elinizde belgesiz bir gider kalır ve bunun bedelini muhasebe tarafı öder.
Ödemenin belgesiz yapılması iki tarafta da aynı ağırlıkta değildir. Belgeyi düzenlemeyen taraf kendi yükümlülüğünü yerine getirmemiş olur; belgeyi istemeyen taraf ise gideri kayıtlarına alamaz. Bu ikinci sonuç kanunun yazdığı bir hüküm değil, belge düzeninden çıkarılan bir yorumdur. Kanun makbuzu isteme yükümlülüğünü müşteriye de veriyor7. Bu yüzden sözleşmeye giren satır tek cümledir: ödeme karşılığında düzenlenecek belgenin türü ve tarihi.
Yurt dışında yerleşik bir danışmanla çalışmayı düşünüyorsanız tablo tamamen değişir; bu yazının kapsamı Türkiye'de yerleşik gerçek kişi ve şirketlerle sınırlıdır.
Sözleşme Bitince Ne Kalır: İçerik, Hesap ve Veri Sahipliği
Sözleşme bitiminde içeriğin, hesapların ve ölçüm verisinin kimde kalacağı sözleşmenin ilk gününde yazılır. Son gün yazılmaya çalışıldığında bu bir müzakere değil pazarlık olur ve elinde veri olan taraf kazanır. Aşağıdaki maddeler bizim sözleşmelerimizde duruyor.
- İçerik telifi: danışmanın yönlendirmesiyle üretilen metin, görsel ve şablonların hakları şirkette kalır.
- Hesap mülkiyeti: Search Console, analitik ve reklam hesapları şirketin adına açılır; devir değil, yetki kaldırma yeterlidir.
- Rapor ve ham veri arşivi: aylık raporların yanında dışa aktarılmış ham veri de teslim edilir.
- Üretilen varlıklar: oluşturulan sayfalar, şablonlar ve yapılandırılmış veri işaretlemeleri yerinde kalır.
- Değişiklik günlüğü: hangi değişiklik hangi tarihte ve hangi gerekçeyle yapıldı, tek dosyada.
- Devir dosyası ve toplantısı: kalan işlerin önceliği ve bilinen riskler yazılı olarak aktarılır.
Bu maddelerin sektör standardı olduğunu iddia etmiyoruz. Sözleşme süresi için sık tekrarlanan taahhüt cümlelerini de bu yazıdan çıkardık: taradığımız kaynakların hiçbirinde doğrulanmış bir taahhüt süresi istatistiği yok. Doğrulanmamış bir sayıyı yumuşatarak yazmak yerine cümleyi tamamen çıkarmayı tercih ettik.
Erişimler tek seferde değil, bir sırayla kapanır: önce yazma yetkileri, sonra reklam ve analitik kullanıcıları, en son paylaşılan araç hesapları. Hangi hesaptan hangi kullanıcının kaldırılacağı ve hangi anahtarın iptal edileceği tek bir listede durmalıdır. Bu liste yoksa ayrılmış bir danışman aylarca verinize bakabiliyor olur ve bunu kimse fark etmez.
Ölçüm geçmişi ayrı bir başlıktır. Danışmanın kendi hesabında açılmış bir analitik mülkü sözleşme bitince geçmiş veriyle birlikte gider; yerine gelen ekip karşılaştırma tabanı olmadan başlar ve ilk aylarını yeniden ölçmekle geçirir. Mülkün şirketin hesabında durması, sahip değiştiğinde ölçüm geçmişinin yerinde kalmasını sağlar.
Devir dosyasının içi de baştan tanımlanır: değişikliklerin tarihli günlüğü, açık kalan işlerin öncelik sırası, bilinen riskler, kullanılan şablonlar ve raporların ham veri dışa aktarımları. İlişkinin başında konuşulduğunda bu liste karşı tarafın nasıl çalıştığını da gösterir; devir dosyasını baştan kabul eden bir danışman işini belgeleyerek yapıyor demektir.
Bu maddelerin hiçbiri güvensizlik göstergesi değil. İçeriği baştan tanımlanmış bir devir dosyası, danışmanı zaten o dosyayı üretecek biçimde çalıştırır; yani çıkış maddesi bir ayrılık hükmü değil, çalışma disiplinidir ve maliyeti sıfırdır. Pratikte en sık kaybedilen kalem değişiklik günlüğüdür: rapor teslim edilir, hesaplar devredilir, ama hangi sayfada ne yapıldığı kimsenin elinde kalmaz.
Kurumsal, E-ticaret ve B2B Danışmanlığı Neyle Ayrışır?
Üçünü ayıran şey bütçe değil, karar mercii sayısı ve site mimarisidir. Aynı danışman aynı yöntemi uygular; değişen şey kararın kaç kişiden geçtiği ve sitenin kaç adres ürettiğidir. Teklif karşılaştırırken bu iki değişkeni sormak, sektör adını sormaktan daha çok bilgi verir.
Kurumsal
Kurumsal projede darboğaz teknik değil onay zinciridir. Bir başlık değişikliği hukuk, marka ve ürün taraflarından geçiyorsa danışmanın çıktısı öneri listesi değil, onaya hazır bir değişiklik dosyası olmalıdır. Ölçülecek şey de sıralama değil, değişikliğin yayına çıkma hızıdır. Bu senaryoda üretilen çıktı, sahibi belli bir değişiklik kuyruğudur.
E-ticaret
E-ticarette darboğaz mimaridir. Kategori ve filtre yapısı, stok durumuna göre üretilen adresler ve varyant sayfaları tek bir yanlış kuralla binlerce zayıf sayfa doğurur. Danışmanın işi burada içerik üretmek değil, hangi kombinasyonun taranabilir olacağına karar vermektir. Çıktı, filtre ve sayfalama kurallarını yazan tek sayfalık bir mimari kararıdır.
B2B
B2B'de darboğaz hacimdir. Arama sayısı düşüktür, karar süresi uzundur ve tek bir doğru ziyaretçi çok sayıda yanlış ziyaretçiden değerlidir. Ölçüm de buna göre kurulur: trafik değil, nitelikli form ve talep sayısı. Danışmanın çıktısı, hangi sayfanın hangi karar aşamasına hizmet ettiğini gösteren bir içerik ve niyet eşlemesidir.
Üç senaryoda da teklif değerlendirmesi aynı iki soruyla başlar: bu işin çıktısı hangi ekibin kuyruğuna düşecek ve o kuyrukta şu an kaç haftalık iş var? Cevaplar yazılmadan alınan bir danışmanlık teklifi, uygulanamayacak bir yol haritası satın almakla sonuçlanır; danışmanın hızı kendi hızı değil, uygulama tarafının hızıdır.
Bu Yazı Neden Fiyat Bandı Vermiyor?
Bu sayfada TL bandı yok; gerekçesi şu: aynı hizmet adının altında birbirini yalanlayan fiyatlar duruyor ve aynı ay içinde ilan edilen rakamlar tek bir ortalamaya inmiyor.
15 Ağustos 2026'da inceleyebildiğimiz 14 Türkçe sayfada ve taradığımız yayınlarda yöntemi açıklanmış, satıcı olmayan ve Türkiye'ye özgü bir ücret araştırması yok. Elimizde olmayan bir ölçümü ortalama gibi sunmak, farkı okuyucudan gizlemek olurdu.
Bant, ücretlendirme modelleri ve ajans ile danışman arasındaki karar tablosunun kanonik adresi burası değil: SEO fiyatları rehberimiz. Ayrım keyfi değil; aynı soruya iki ayrı sayfadan iki farklı cevap vermemizi önlüyor.
Fiyatın yerine bu sayfanın verdiği şey şu: teslimatın adı, danışmana verilecek erişimin seviyesi ve ödeme karşılığında düzenlenecek belgenin türü. Üçü de sözleşmeye yazılabilir, üçü de teklif karşılaştırmasında ölçülebilir; okuyucu buradan elleri boş dönmez.
roicool'da SEO Danışmanlığı Nasıl Yürüyor?
Danışmanlığı tek başına değil, uygulamayla birlikte veriyoruz: kararı biz veriyoruz, sayfayı da çoğu projede biz üretiyoruz. Kapsamı uygulama dahil SEO hizmetimiz sayfasında kalem kalem yazdık. Hangi işin kimde kaldığı ilk toplantıda yazıya geçer; klavye projeye göre müşterinin ekibinde ya da bizim uygulama ekibimizde olur.
Bu yazıdaki cetveli kendimize de uyguluyoruz. Denetim aşamasında yalnızca okuma yetkisi istiyoruz; raporda gösterimi, tıklamayı ve dönüşümü birlikte gösteriyoruz; sözleşme bittiğinde içerik, hesaplar ve değişiklik günlüğü sizde kalıyor. Üç madde de teklifin içinde yazılı gider, sonradan konuşulmaz.
Sürecin nasıl yürüdüğünü bir örnekle anlatmak daha kolay. Sağlık sektöründeki bir partnerimizde tüm medikal içerikler kliniğin kendi hekimleri tarafından yazıldı veya incelendi8; biz konu haritasını, sayfa mimarisini ve yayın sırasını kurduk. Çalışmanın ayrıntısı sağlık sektörü SEO vakası sayfasında duruyor.
Bu iş bölümü tesadüf değil, bu sayfanın tezinin uygulanmış hâli: danışman neyin yapılacağına karar verir, konunun uzmanı içeriğin doğruluğundan sorumlu olur. Onay kimde diye sormak, ölçümün kime ait olduğunu sormakla aynı sorudur.
Çalışma biçimimiz üç dönemde ilerliyor. İlk dönem denetim ve öncelik sıralaması; burada yalnızca okuma yetkisiyle çalışıyoruz ve çıktı bir hata listesi değil, sıralanmış bir karar listesi oluyor. İkinci dönem uygulama; hangi maddenin kimde olduğu haftalık güncelleniyor. Üçüncü dönem ölçüm; rapor aynı üç göstergeyi aynı biçimde göstermeye devam ediyor.
Sözleşmede iki şeyi baştan yazıyoruz: hangi erişimin hangi seviyede verileceği ve sözleşme bittiğinde hangi dosyanın kimde kalacağı. Bizimle çalışmasanız da elinizden bırakmamanız gereken tek bir soru var: bu işi yapacak kişi, sitenizde yaptığı her değişikliği gerekçesiyle birlikte size yazılı olarak verecek mi?









