Kontrolün diğer yönü de belgede yazılı. Özelliklerden çıkan siteler bu özelliklerden trafik ve gösterim almıyor; ancak bu tercih, üretken yapay zekâ özelliklerinin dışındaki arama sonuçlarında sıralama sinyali olarak kullanılmıyor 6 . Yani 'çıkarsam cezalandırılır mıyım' sorusunun cevabı bir tahmin değil, yayıncının kendi duyurusudur.
İkinci değişen şey ölçek. Google'ın duyurusuna göre AI Overviews aylık 2,5 milyar aktif kullanıcıyı, AI Mode ise 1 milyar aylık kullanıcıyı geçti 6 . Bu büyüklükteki bir yüzeyde markanızın nasıl özetlendiği artık yalnız bir trafik meselesi değil; kimsenin tıklamadığı bir cevabın içinde eksik anlatılmak da ölçülebilir bir kayıptır ve satış ekibinize itiraz olarak geri döner.
Bu iki değişikliğin ortak sonucu şu: AEO bir kampanya değil, bir bakım disiplini. Ayarın durumu, indeksleme sağlığı ve içeriğin tazeliği her ay yeniden bakılması gereken kalemler. Ajans tarafında bunun karşılığı sabit bir kontrol listesi ve her raporda tekrarlanan aynı üç doğrulama.
Satmadığımız şey şu: 'AEO tekniği' diye pazarlanan gizli ayar listeleri. Çalışmayı yayıncıların yazdığı şartlar, ölçebildiğimiz veriler ve sizin pazarınızdaki gerçek sorularla sınırlıyoruz. Teklifte bunun karşılığı sayılabilir kalemlerdir: uygunluk denetimi, soru haritası, cevap pasajları, kanıt katmanı ve aylık ölçüm raporu.
Yapay zekâ görünürlüğünün resmî ölçümü: Google'ın iki duyurusu yayılımı farklı tarif ediyor
Yapay zekâ yanıtlarındaki görünürlüğü yayıncıya gösteren iki resmî rapor var: biri Google'da, biri Bing'de. Google tarafında raporun bugün kimlere açık olduğunu iki ayrı Google belgesi iki ayrı biçimde tarif ediyor. Bing tarafındaki rapor ise Türkiye'de payı yüzde birin altında kalan bir yüzeyi ölçüyor. Bu, sattığımız hizmetin en can sıkıcı gerçeği; teklif aşamasından önce söylüyoruz. Aşağıdaki tablo ikisini aynı ölçütlerle yan yana koyuyor.
Google'ın raporu ne veriyor, ne vermiyor
Search Console'un üretken yapay zekâ performans raporu 3 Haziran 2026'da duyuruldu 4 . Duyuruda sayılan metrikler gösterim, sayfalar, ülkeler, cihazlar ve tarihler 4 ; tık metriği bu listede yok. Duyuru tek bir ekran değil, Search ve Discover için ayrı raporlar tarif ediyor 4 . Search raporunun kapsamı dar: yalnızca AI Overviews ve AI Mode 5 ; Discover için ayrı bir rapor gösteriliyor 5 . Google raporu tüm sitelere değil, sitelerin bir alt kümesine açıyor 4 .
Asıl belirsizlik yayılımda. Google kurumsal blogunda yeni kontrolleri ve içgörüleri önce Birleşik Krallık'taki site sahiplerinin bir alt kümesine açtığını yazıyor 6 . Search Console yardım belgesi ise raporu görememenin gerekçelerini ülkeyle değil mülkle açıklıyor: yayılım zamana yayılıyor ve sitenin yeterli gösterim almamış olması 5 . İki belge de Türkiye'yi kapsam içinde saymıyor; biri kapsamı ülkeyle sınırlıyor, diğeri yayılımı ülkeyle ilişkilendirmiyor.
Raporun hesabınızda açık olup olmadığı ancak Search Console'a bakılarak görülür; denetimimizin ilk maddesi bu. Ekran açılana kadar boşluğu tahminle doldurmuyoruz: klasik Search Console verisi, marka sorgularındaki hareket ve sayfa bazlı gösterim serisi elimizde duruyor. Bunlar yapay zekâ yüzeyinin doğrudan ölçüsü değil, dolaylı göstergesidir ve raporda böyle etiketlenir. AI Overviews yüzeyinin ne olduğunu AI Overview nedir yazımız anlatıyor; buradaki soru tanım değil, ölçü.
Bing'in alıntı raporu ve Türkiye'deki karşılığı
Microsoft 10 Şubat 2026'da Bing Webmaster Tools içinde AI Performance'ı açtı; rapor içeriğinizin Microsoft Copilot, Bing'in yapay zekâ özetleri ve seçili iş ortağı entegrasyonlarındaki alıntılarını gösteriyor 7 . Çekince tüm veri setine değil, tek bir metriğe ait: Microsoft, temel sorgu (grounding queries) verisinin toplam alıntı etkinliğinin bir örneği olduğunu yazıyor 7 . Toplam alıntı metriğinde ise ayrı bir kayıt var: sayı, içeriğin cevap içindeki yerleşimini ya da sunumunu göstermiyor 7 .
Türkiye tarafında tablo şöyle: Temmuz 2026'da Google %80,5, Yandex %17,5, Bing %0,97 paya sahip 12 . Yani Microsoft'un yepyeni alıntı raporu bu pazarda çok küçük bir yüzeyi anlatıyor. Rapor değersiz değil, dürüst ve kullanışlı; ama tek başına Türkiye için bir AEO ölçüm sistemi kuramaz.
Bing tarafındaki rapor yine de bir kazanç: yayıncıya alıntı düzeyinde veri veren ilk ekran orası ve İngilizce içerikle küresel pazarda çalışan markalarımızda düzenli olarak açıyoruz. Türkiye pazarına dönük bir marka için ise ağırlığı düşük tutuyoruz.
Sohbet arayüzleri tarafında elimizdeki resmî belge de ölçüm belgesi değil: OpenAI'nin geliştirici dokümantasyonu yayıncıya tarayıcı izinlerini yönetme imkânı veriyor 8 , görünürlük raporu sunmuyor. Tablonun toplamı şu: yayıncıya dönük iki resmî ekran var; birinin bugün kimlere açık olduğunu Google'ın iki belgesi farklı tarif ediyor, diğeri bizim pazarımızda küçük bir yüzeyi ölçüyor.
llms.txt ve 'AEO gereklilikleri': paketimize koymadıklarımız
Rakip tekliflerde sık gördüğümüz kalemlerin bir kısmını satmıyoruz. En görünür örnek llms.txt. Bu dosyayı zorunlu bir 'AEO gerekliliği' gibi sunan içerik çok; iki birincil kaynağı yan yana koyduğunuzda tablo netleşiyor.
llms.txt kimin için yazıldı?
Spesifikasyonun kendisi bunun bir standart değil, bir öneri olduğunu söylüyor: ajanların bir web sitesini kullanmasına yardımcı olacak bilgiyi sunmak için /llms.txt dosyasında standartlaşma önerisi. Yazarı Jeremy Howard; ilk yayım 3 Eylül 2024, ikinci sürümün son değişikliği 10 Ağustos 2026 9 .
Benimseyen taraf da arama motorları değil: yapay zekâ laboratuvarları bu dosyayı kendi geliştirici dokümanları için yayımlıyor 9 . Google Search tarafında ise hüküm açık; Google'da görünmek için yeni makine tarafından okunabilir dosyalar, yapay zekâ metin dosyaları veya işaretlemeler üretmeniz gerekmiyor, çünkü Google Search bunları kullanmıyor 1 .
Paketimize bir kalemin girmesi için iki şarttan birini karşılaması gerekiyor: ya bir yayıncı belgesinde açıkça isteniyor olacak, ya da etkisini kendi ölçümümüzle görebiliyor olacağız. İkisini de karşılamayan işler teklife girmiyor; müşteri isterse ayrı kalem olarak, beklentisi yazılı biçimde yapılıyor.
Erişim tarafı ise ayrı bir konu ve onu llms.txt ile karıştırmamak gerekiyor. Yapay zekâ tarayıcılarına hangi izinleri verdiğiniz robots kuralları ve sunucu tarafındaki ayarlarla belirleniyor; bunu denetimin teknik bölümünde kalem kalem kontrol ediyoruz. Hangi tarayıcıya izin verileceği ticari bir karardır, teknik bir varsayılan değil; kararı ve gerekçesini rapora yazıyoruz.
İki kaynak çelişmiyor; hedef kitleleri farklı. llms.txt ajan tarafında anlamlı olabilecek bir öneri, Google görünürlüğü için bir şart değil. Ticari sonuç da buradan çıkıyor: müşteriye llms.txt faturalamıyoruz. İsterse ekliyoruz, neden eklediğimizi ve neyi çözmediğini rapora yazıyoruz.
Tıklama verileri çelişiyor: bu yüzden garanti vermiyoruz
Yapay zekâ özetlerinin tıklamaya etkisi konusunda üç ciddi ölçüm üç ayrı yöne işaret ediyor. Kategori de henüz oturmadı. Aşağıdaki grafik, tek bir yılda tetikleme oranının nasıl iki kez yön değiştirdiğini gösteriyor.
Kategori henüz oturmadı: AI Overviews tetikleme oranı bir yıl içinde iki kez yön değiştirdi
Semrush'ın 10 milyondan fazla anahtar kelimeyi kapsayan çalışmasına göre AI Overviews, Ocak 2025'te kelimelerin %6,49'unda çıkıyordu; oran Temmuz 2025'te %24,61'e yükseldi 11 ve Kasım 2025'te %15,69'a indi 11 . Bu eğri hâlâ değişebilir, dolayısıyla üzerine bir yıllık taahhüt kurmak dürüst olmaz.
Aynı çalışma niyet tarafında da bir kayma buluyor: Ocak'ta AI Overview tetikleyen sorguların %91,3'ü bilgi niyetliyken, Ekim'de bu oran %57,1'e indi; ticari ve işlemsel sorgulardaki özetler arttı 11 . Bir hizmet sayfası için sonucu doğrudan: yapay zekâ özetleri artık satın alma sorularının içine giriyor.
Çelişki tam da burada. Pew Research'ün ölçümü 900 ABD'li yetişkinin Mart 2025 gezinme kaydına dayanıyor 10 : yapay zekâ özeti gören kullanıcılar ziyaretlerin %8'inde geleneksel bir sonuca tıkladı, görmeyenler %15'inde 10 . Semrush ise aynı arama terimlerini özet öncesi ve sonrası karşılaştırdığında insanların biraz daha fazla tıkladığını buldu 11 . Google ise AI Overviews'lu sonuç sayfalarından gelen tıklamaların daha kaliteli olduğunu söylüyor 3 .
Bu dalgalanmanın planlamaya etkisi somut. Trafik tahminini tek bir yüzeyin davranışına bağlamıyor, içerik planını hem klasik aramaya hem cevap yüzeylerine çalışacak biçimde kuruyoruz. Böylece oran yukarı da gitse aşağı da inse aynı sayfa iş görmeye devam ediyor.
Üç ölçüm de ciddi ve üçü aynı şeyi söylemiyor. Bu yüzden AEO'da sıralama ya da alıntı garantisi vermiyoruz. Taahhüdümüz süreç, kanıt ve raporlamadır: ne yaptığımızı, hangi tarihte yaptığımızı ve neyi ölçebildiğimizi yazarız.
Karşılığında sizden de bir şey bekliyoruz: kararı tek bir metriğe bağlamamak. Yapay zekâ yüzeylerinde görünürlük, marka aramaları, doğrudan trafik ve satış görüşmelerindeki 'sizi şurada gördüm' cümleleriyle birlikte okunduğunda anlam kazanıyor. Tek metrik isteyen bir raporlama düzeni, bu kategoride yanlış karar üretir.
AEO fiyatlandırması: neden sabit paketimiz yok
Sabit bir AEO paketi yayımlamıyoruz, çünkü aynı fiyat etiketiyle satılan iki iş birbirinden tamamen farklı çıkıyor. Bir markanın teknik borcu temizken diğerinin sayfaları indekslenmiyor olabiliyor; ikisine aynı paketi satmak birine fazla, diğerine eksik hizmet vermek demek. Bu yüzden paket yerine kapsama göre fiyat veriyoruz: kesin rakam aşağıdaki dört değişkene göre yazılı teklifte belirleniyor.
Teklifi belirleyen dört değişken
- Mevcut içerik envanteri ve teknik borç: kaç sayfa uygun, kaç sayfa yeniden yazılmalı.
- Hedef dil ve pazar sayısı: tek dilli bir site ile üç dilli bir yapı aynı iş değil.
- Ölçüm erişimi: üretken yapay zekâ raporu hesapta görünüyor mu, hangi araçlara erişimimiz var.
- Üretim hacmi: ayda kaç cevap pasajı, kaç kanıt katmanı ve kaç güncelleme planlanıyor.
Fiyat konuşması da bu dört başlıkla başlıyor. Önce kısa bir denetim yapıp hangi katmanların devrede olacağını belirliyoruz; kapsam değişirse fiyat da değişiyor ve bu değişiklik ek bir kalem olarak yazılı geliyor. Sürpriz fatura çıkarmamanın tek yolu kapsamı baştan kalem kalem yazmak.
Teklif bu dört başlığın cevabına göre yazılıyor ve kapsam sözleşmede kalem kalem duruyor. Konuyu önce kendi başınıza tartmak isterseniz AEO e-kitabımız 'SEO bitti mi' tartışmasını ve hangi eski taktiklerin işe yaramadığını ele alıyor; bu sayfadaki ölçüm çerçevesinin yerine geçmez, formu doldurduğunuzda e-postayla geliyor. Ardından bir denetim görüşmesinde sayfalarınızın bugünkü durumuna birlikte bakarız; görüşmeden çıkarken elinizde en azından uygunluk tablosu ve ilk soru listesi oluyor.
Kimin bugün AEO'ya ihtiyacı var, kimin yok
AEO bütçesi, sayfalarınız indekslenip snippet ile gösterilebiliyorsa ve satın alma sorusuna net cevap veren içeriğiniz varsa anlamlıdır; bu ikisi yoksa önce onlar yapılır. Aşağıdaki karar tablosu, ilk görüşmede sorduğumuz soruların kısaltılmış hâli.
Tablodan çıkan asıl mesaj sıralama değil, sıra. İlk iki satırdaki markalar için AEO bütçesi bugün erken; aynı para teknik borcun kapatılmasına ya da cevap veren içerik üretimine gittiğinde hem klasik aramada hem cevap yüzeylerinde karşılığını buluyor. Üçüncü ve dördüncü satırdaki markalar ise çalışmanın etkisini en hızlı gören grup.
Türkiye'de kategori henüz ticari arama talebi üretmiyor
Kendi Search Console kayıtlarımızda AEO ve GEO kümesindeki 15 sorgu, doksan günde toplam 182 gösterim ve sıfır tık aldı 14 . Yani bu kategori Türkiye'de hazır bir talebi yakalama işi değil, talebi yaratma işi. Bunu bilerek yola çıkan marka doğru beklentiyle çalışır; 'aeo ajansı' aramasından müşteri bekleyen marka hayal kırıklığına uğrar.
Bu tablo aynı zamanda bizim eleme filtremiz. Beklentisi 'ChatGPT sıralaması' olan bir markayla çalışmaya başlamıyoruz; önce hangi yüzeyin bugün ölçülebildiğini gösteren kısa bir denetim öneriyoruz. Denetimin çıktısı iki şey oluyor: sayfa bazlı uygunluk tablosu ve önceliklendirilmiş soru listesi. Beklenti çerçevesi bu iki belgeyle netleşiyor.
En çok fayda gören profil de belli: satış döngüsü uzun, kararı araştırmayla veren, teknik altyapısı düzgün B2B markaları. Bu markalarda tek bir cevap yüzeyinde anılmak, marka aramasını ve teklif talebini birlikte hareket ettiriyor.
Tablodaki beş durumun ikisinde cevabımız hayır. Bir ajansın kendi hizmetini satmadığı durumları yazması tuhaf görünebilir; bizim için bu, teklifin güvenilirliğini belirleyen asıl bölüm. Sizi hangi kutuya koyduğumuzu ilk denetim raporunda gerekçesiyle görürsünüz; kutu değişirse gerekçesiyle birlikte haber veriyoruz.